Atatürk ilke ve inkılapları.com

En Popüler Atatürk Sitesi

Get Adobe Flash player

kpss Kısa Tarih Notları

Her Yer Atatürk

hun destanları nelerdir

{jcomments on}

Hun Destanı Hakkında Bilgi

Hunlar; ilk defa bütün Türkler’i bir bayrak altında toplamayı başaran, yüzyıllarca bütün dünyayı titreten bir Türk kavmidir. Çinlilerin "Hiung-nu", Avrupalıların "Hum", o zamanki Türkçe söyleyişle ,"Kun", denilen Hunlar, edebiyatta ileridir. Hun Türk imparatorları önce "Yabgu", "Kağan", sonra "Hakan" olarak anılmışlardır. Başlıca Hun devletleri:

1. Orta Asya Hunları,

2. Hindistan Hunları,

3. Avrupa Hunları.

Orta Asya Hunları (M. Ö. 220 - M. S. 216); Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra en uzun (436 yıl) saltanat süren ilk Türk imparatorluğudur. İlk imparator Teoman,

(M Ö. 220 - 209), oğlu Mete yani Oğuz Han (M. Ö. 209-174) zamanında bütün

Kuzey ve Orta Asya, Hazar Denizi’nden Büyük Okyanus’a, Kuzey Sibirya’dan Himalaya’lara kadar uzanan 18 milyon kilometre karelik alan Türklerin eline geçti. Orta Asya Hunları, Çinlilerin gizli çalışmaları sonunda, Güney Hun Devleti, Kuzey Hun Devleti olarak ikiye ayrıldı (M. S. 50). Göktürk Devletinin doğduğu Hankolu işte bu Kuzey Hun Devleti’dir. Anadolu Türkleri’ nin ana kaynağı bu Hun Türklerine dayanır.

Hindistan Hurdan (420 - 550); Afganistan, Güney Türkistan, Kuzey Hindistan bölgelerini ellerinde bulunduran, Batılıların Heftalitler adını verdiği, «Akhunlar» da denilen Hindistan Hunları, Moğollarla karışmışlardır. Çinlilerle Araplarla dostça yaşamak yolunu tutarlar. Akşuvar’dan sonra tahta oturan torunu Toraman (470 - 502) Aklhunlar İmparatorluğu’nun en büyük hükümdarıdır.

Avrupa Hunları (425 - 454); Hunların en savaşçı, en akıncı kolu olan bu Avrupa Hunları’nın, başkenti bugünkü Macaristan’da bulunuyordu. Muncuk, Oktar, Ruga, Bleda’dan sonra tahta çıkan Attila, Türk - Hun Devletini dünyanın en büyük İmparatorluğu durumuna getirdi. Avrupa’nın yarısını ele geçirmişti; ansızın ölümü Avrupa Hunları’nın sonu oldu.

Hun Türkleri uygarlıkta çağdaşlarından çok üstündür. Ata binmekte, ok atmakta, düşmanı şaşırtıp bozguna uğratmakta, savaş tekniğinde, el sanatlarında, orta oyunları biçiminde temsil edilen tiyatro sanatında, tahta ev yapmakta, mimaride, müzikte, halk edebiyatında çok ileridirler. Hun Türk sanatında at güreşlerini, kaplanlarla develerin mücadelelerini gösteren motiflerle süslü tunç eserler ayrı, bir özellik taşır. Halk şairlerinin yazıp besteledikleri kahramanlık şiirlerini, genç kızlar, Attila’nın savaş dönüşlerinde coşkuyla söylerler. Bugün elimizde bulunan en önemli Hun Destanı «Oğuz Kağan Destanı»dır.

Oğuz Kağan Destanı

Oğuz Kağan; Mete de denilen bu büyük Hun Hakanı, babası Teoman’ı savaşta öldürüp M. Ö. 209’da tahta geçti. Türk boylarını 35 yıllık bir yönetim sonu birleştirip sınırları Hazer denizinden Büyük Okyanusa, Tibet’ten Sibirya’ya kadar uzanan merkezi Baykal gölü dolaylan bulunan, büyük bir Hun İmparatorluğu kurdu. Çinlileri birçok defa yenip vergiye bağladı. «Oğuz Kağan. Destanı» Mete’nin kişiliğini ve kahramanlıklarını anlatır.

Oğuz Türkleri’nin kahramanlıklarından doğan bu destan, Türk Hun Hükümdarı Mete’nin hayatı ve savaşları ile de birleşmiş bir durumdadır. Bu destan, eski Türk kaynaklarında Oğuz name adını alır. Sözlü Edebiyatımızın en eski verilerinden sayılan Oğuz Destanı’nın, İslâmlıktan önceki Uygur yazısına alınmış bir kopyası bugün Paris Ulusal Kitaplığı’nda bulunmaktadır. Bu destanın, yazıya alınmalından 1500 yıl önce, sözlü olarak doğduğu ileri sürülmekledir. Türk oymaklarından bir çoğunun adlarının nereden geldiğini göstermesi, atalarımızın yaşayışlarından türlü motifler bulunması değerim bir kat daha arttırmaktadır. İçinde manzum parçalar da bulunan bu destan 1936’da W. Bang île Profesör Arat tarafından Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiştir, Türk ulusunun tarihsel gelişimini, ulusal bütünlüğünü çok kudretli bir görüşle ortaya koyar

Hun hakanlarının en büyüklerinden sayılan, 26 krallığı kendi bayrağı altında birleştiren Mete’nin doğuşu, yiğit bir delikanlı oluşu, kahramanlıkları, evlenişi, Kağan olduktan sonra bütün dünya Türklüğü’nü bir bayrak altında toplayışı, sonra oğullarına ülkeyi paylaştırışı Oğuz Kağan Destanının da anlatılır.

 

 
.

Site İçi Arama