Takrir-i Sükun Kanunu

Takrir-i Sükun Kanunu

Takrir-i Sükun Kanunu, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Şeyh Sait isyanının yarattığı tehlikeleri ve Cumhuriyete yönelen tehlikeleri önlemek amacı ile yürürlüğe girmiştir.( 4 Mart 1925) tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun önce iki yıllığına çıkarılmış sonra süre iki yıl daha uzatılmıştır. 4 Mart 1929’da yürürlükten kaldırıldı.16 Haziran 1926 çarşamba günü İzmir’e bir ziyarette bulunacak olan

Mustafa Kemal Paşa’ya bir suikast yapılacağı ihbarı üzerine, suikastı gerçekleştirecek olanlar, suç aracı olarak kullanacakları bomba ve silahları ile birlikte yakalanmışlardır.Amaçları Mustafa Kemal Paşaya karşı suikast yaparak Hükümeti devirmekti.Suikastın tertipçileri, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının ileri gelenlerinden bir kısım ile eski İttihat ve Terakki Fırkasına mensup kimselerdi. En önemli rolü oynayanlar ise, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasından İzmit Vekili Şükrü Bey ve eski İttihat ve Terakkici Kara Kemal’di. Kara Kemal h ayrıca eski Maliye Nazırı Cavit Bey’den de maddî yardım almakta idi.Suikast önce Ankara’da tasarlanmış, daha sonra Bursa düşünülmüş, uygun görülmeyerek planın İzmir’de gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.Suikastı yapmakla görevli kişilerise, eski Lazistan Mebusu Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf ve Çopur Hilmi’dir. Giritli Şevki ise suikastçıları motor ile İzmir’den Sakız adasına kaçırmakla görevlendirilmiştir.16 Haziran 1926’da İzmir seyahatinin bir gün gecikmesi üzerine, Giritli Şevki durumu İzmir Valisine ihbar etmiş ve suikastçılar silahları ile birlikte hemen yakalanmışlardır. Daha sonra suikast olayının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mensuplarından bir kısmı ile ilgili bulunduğu ortaya çıkmıştır.eski İttihatçılarında olayı tahrik ve düzenleyici oldukları anlaşılmıştır. Amaç irticai tahrik edilerek, Mustafa Kemal Paşa’yı iktidardan düşürmek ve rejimi tehlikeye sokmaktı.Kurulan İstiklal Mahkemesi, suçları ispat olanları idama mahkum etmiştir.Ankara’da yapılan ilk suikast teşebbüsünden Atatürk’ün eski silah arkadaşları Rauf Bey’le Ali Fuat Paşa’nın haberleri olmalarına rağmen Gazi’ye haber vermemeleri ve kayıtsız kalmaları Atatürk’ü çok üzmüştür. Başarıya ulaşamayan bu suikast teşebbüsünden sonra, AtatürkTürk Milletine hitap etmiş, milletinin duyduğu samimi üzüntüden çok duygulanmıştır. Teşebbüsün aslında kendi şahsından çok Cumhuriyete yöneldiğini beyan ederek, “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkye Cumhuriyeti ilelebet (sonsuza dek) payidar (sürekli) kalacaktır.’’demiştir.

 

Bir önceki yazımız olan Serbet Cumhuriyet Fırkası başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlgili kelimeler:
takrir i sükun inkılapları nelerdir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.