Anasayfa » Milli Mücadele Dönemi (sayfa 5)

Milli Mücadele Dönemi

Mudanya Ateşkes Antlaşması

 

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI: (11 Ekim 1922)

Büyük Taarruzu izleyen günlerde, Batı Anadolu, Yunanlılardan temizlenmişti ve 1Eylül 1922 tarihlerinde de Yunanlılar, Anadolu'nun boşaltılması tezi üzerinden, ateşkes yapılmasını bağlaşıklarına bildirmişlerdi. Ancak askeri başarımız, öylesine hızlı gelişmişti ki, bu öneriler üzerinde fazla düşünülmedi.

Yapılan görüşmeleri ve ateşkes hazırlıklarını Büyük Önder, Söylev'de şöyle anlatıyor: " Ordularımız, İzmir ve Bursa'yı kurtardıktan sonra, Trakya'yı da Yunan Ordusundan kurtarmak için İstanbul ve Çanakkale'ye doğru yürürken o zaman İngiltere Başbakanı bulunan Lloyd George, bizimle savaşmaya karar vermiş gibi bir davranışla Dominyonlarından birlikler istemek üzere başvurmuş. Ondan sonraki olaylara bakılırsa, Lloyd George ’nin isteğinin yerine getirilmediğini kabul etmek gerekir."

Devamını Oku »

Büyük Taaruz

BÜYÜK TAARRUZ: (26 Ağustos - 30 Ağustos 1922)

Sakarya Meydan Savaşında yenilgiye uğrayan Yunan Ordusu, bütün cephe boyunca, birliklerimizce izlendiği gibi özellikle güneyden, sol kanattan ilerletilen ve piyade ile pekiştirilen süvari tümenleri ile Sivrihisar ve Afyonkarahisar yönlerinde izlendi. Bu izlemeler sırasında, düşmanın, yan ve gerilerine yapılan saldırılarla önemli kayıplar verdirildi. Yunan Ordusu, bu baskı altında Eskişehir - Kütahya - Afyonkarahisar genel çizgisine çekilmiş ve 27 Eylülden sonra savunma tertibi almıştır.

Devamını Oku »

Sakarya Meydan Savaşı

SAKARYA SAVAŞI (23 Ağustos - 13 Eylül 1921)

25 Temmuz 1921 'den sonraki günlerde, T.B.M.M'İ içinde ve dışında Kurtuluş Savaşının kaybedilmesi ile ilgili birçok tartışmalar yapılmış, sorumlular aranmıştır. Sonunda olağanüstü önlemler alınması kararlaştırılmıştır. Çünkü bundan sonraki yapılacak savaşlar, Türk ulusu için bir ölüm kalım uğraşısı olacaktı. Dolayısıyla ülkenin tüm gücü ile hazırlanması, kesin bir zorunluluktu. Alınacak önlemlerin, tek elden yönetilmesi amaca daha uygun düşecekti. Bu durumda, herkesin birleştiği tek kişi vardı: Mustafa Kemal Paşa. O'na inananlar, bu ağır sorumluluğun altından Mustafa Kemal Paşa'nın kalkabileceğini biliyorlardı. Ancak O'nun gibi bir askeri deha, bu koşullar altında düşmanı yenebilirdi. Mecliste, Büyük Önder'e karşı olanlar ise bu yolla O'nun otoritesinin kırılacağını umuyorlardı. Bu kötü görüş sahipleri çoğunlukta değillerdi. Fakat ortamı bozuyorlardı.

Devamını Oku »

Kütahya Ve Eskişehir Savaşları

KÜTAHYA VE ESKİŞEHİR SAVAŞLARI: (10-25. Temmuz 1921)

I. ve II. İnönü yenilgilerinden sonra bile Yunanlıların, Batı Anadolu üzerindeki isteklerinden vazgeçmedikleri anlaşılıyordu. Ancak onlar, ideallerinin gerçekleşmesi için, Türk Ordusunun yok edilmesi gerektiğini de biliyorlardı. Onun için tüm olanaklarını kullanarak, bu amacı gerçekleştirme çabası içine girdiler. Bu arada, Türk Kurtuluş Savaşında kullanılan silâh ve cephanelerin, Anadolu'ya giriş noktalarından birisi olan İnebolu'yu Haziran 1921 de bombaladılar.

Devamını Oku »

İkinci İnönü Savaşı

II. İNÖNÜ SAVAŞI: (27. Mart-1. Nisan. 1921)

I. İnönü Savaşından sonra yeter derecede fikir edinmiş olan Yunanlılar, zamanla, daha kuvvetlenebilecek olan Türk Ordusunu bir an önce ezmeyi gerekli görüyorlardı. Bundan dolayı da Anadolu'daki kuvvetlerini sürekli arttırıyorlardı. Öte yandan yapılacak yeni bir saldırıyla da Sevr Antlaşmasının Türkler tarafından kabulünü kolaylaştıracağını umuyorlardı.

Gerçekten, İtilaf Devletlerinin Londra Konferansında, T.B.M.M. Hükümetine yaptıkları önerilerin yanıtını beklemeden, Yunanlılar, özellikle İngiltere Başbakanı Lloyd George'un kışkırtmasıyla, bütün cephelerimize saldırdılar. Yunan Ordusunun, Bursa ve doğusunda önemli bir gurubu Uşak ve doğusunda da başka bir grubu vardı Türk Kuvvetleri ise Eskişehir'in kuzey batısında, Dumlupınar'da ve doğusunda olmak üzere iki grup halinde yer almışlardı.

Devamını Oku »

Birinci İnönü Savaşının Sonuçları ve Londra Konferansı

I.İnönü Savaşının Sonuçları ve Londra Konferansı

1. İnönü Savaşı, sonuçlan bakımından çok önemlidir. Her şeyden önce, düzenli ordu birliklerinden başka bir kuvvetin, savaşı kazanamayacağı anlaşıldı. Düzenli ordu kurma taraftarı komutanların, çete güçlerini ortadan kaldırmada ne kadar haklı oldukları görüldü. T.B.M.M. bütün gücü ile düzenli ordunun üstüne eğildi. Zafer, ayrıca ulusal direnişe karşı çıkmak isteyenleri susturdu. Yeni devletin gücü ve otoritesi arttı, örneğin; vergiler daha kolay toplanmaya, askere alma işlemleri daha düzenli yürütülmeye başlandı.

Devamını Oku »

Birinci İnönü Savaşı

1. İNÖNÜ SAVAŞI

Yunanistan'da yapılan seçimler sonucu yeni kurulan, Yunan Hükümeti, İtilaf Devletleri'nin yardımını ve güvenini sağlamak için bir saldırı yapmayı gerekli görmüştür. Yunan Parlamentosunun açılışında da, savaşın sürdürüleceği belirtilmişti. 1920 yılı Aralık ayı sonlarında Çerkez Ethem ve kardeşlerinin T.B.M.M. Hükümetine isyan etmesini fırsat bilen Yunanlılar için uygun bir siyasal ve askeri ortam doğmuştu. Çerkez Ethem'in bu durumu Yunanlılara bildirmesi, işbirliği önererek, onları kışkırtması, düşmanın iki koldan saldırıya girişmesine neden olmuştur.

Devamını Oku »

Kurtuluş Savaşında Güney Cephesi 

Kurtuluş Savaşında Güney Cephesi 

Doğu Cephesinde Ermeni'Iere karşı sürdürülen, başarılı askeri hareketler ve siyasi Alandaki etkinlikler, T.B.M.M. Hükümetinin ve Türk ulusunun zafere olan inancını arttırmıştı. Fakat henüz Batı Anadolu Yunanlıların, Güneydoğu bölgemiz Fransızların işgali altında idi. Batı Cephesinde, Kuvay-ı Milliye örgütünün, düzenli birlikler haline dönüştürüldüğü yukarıda belirtilmişti. Güney Anadolu'nun yabancı işgallere karşı örgütlenmesi, ancak Sivas Kongresinden sonra başlayabilmiştir. Güney Cephesinde üç düşman kuvvetle karşı karşıya bulunuyorduk: İngilizler, Fransızlar, Ermeniler.

Bu cephede askeri etkinlik alanı Fırat Irmağı ile iki bölgeye ayrılmış, Fırat'ın doğusunda "Elcezire", batısında ise Adana Cepheleri kurulmuştur.

Birinci cephede, işgal kuvveti olarak bulunan İngiliz birlikleri ile herhangi bir silahlı çatışma olmamıştır. Buna karşılık Adana, Antep, M araş ve Urfa bölgelerinde, Fransız birlikleri ile savaşlar yapılmıştır, özellikle Adana, Kozan, Saimbeyli dolaylarında ayaklanan ve çetecilik yapan Ermenilerle çarpışmalar olmuştur.

Bu cephede yapılan savaşların en ilginç yönü; Fransızlara karşı direnişin, düzenli ordu birlikleri ile değil, işgal altındaki şehir halklarının, ayaklanarak, bağımsızlık savaşını gerçekleştirmeleri şeklinde olmuştur.

Devamını Oku »

Kurtuluş Savaşında Batı Cephesi

Kurtuluş Savaşında Batı Cephesi

Batı Anadolu, İngilizler tarafından desteklenen Yunanlılara karşı, cephelerin en önemlisi ve Türk Kuvvetlerinin askeri etkinliğinin kesin olarak sonuçlandığı bölgedir.

İzmir'in işgali ile yetinmeyen Yunanlılar, Batı Anadolu'nun diğer yörelerini de ele geçirmeyi amaçlıyorlardı. 23 Nisan 1920 de, yeni kurulan Türk Devletini sindirmek amacıyla, Yunanlıların, 20 Haziran 1920 de Milne hattını aşarak genel bir saldırıya geçtiği yukarıda belirtilmişti. Bu saldırılara karşı yerli halkın ve efelerin oluşturdukları direniş güçlerinin yanı sıra, bazı askeri birliklerin de katkısı ile ilk cepheler açılmıştı.

Devamını Oku »

Kurtuluş Savaşında Doğu Cephesi

Kurtuluş Savaşında Doğu Cephesi

Mondros ateşkesinin imzalandığı tarihte düşmanlar tarafından işgal edilmemiş ve sınırlarımız içinde kalmış olan yerler vardı. Türk Vatanı olarak kabul edilen ve doğudaki "Kars, Ardahan ve Batum" o tarihte işgal edilmemiş olduğuna göre bunların da ulusa! sınırlar içinde düşünülmesi doğaldı. Ayrıca bu ateşkesten sonra,Türk Ordusunun buraları boşaltması üzerine, Ermenilerin o dolaylarda yaşayan Türklere karşı, toplu kıyımlara girişmeleri, Cümrü, Arpaçay, Aras ve Iğdır bölgelerini işgal etmeleri, Doğu Cephesinde Ermeni Devletine karşı önlemler alınmasını gerektirmişti.

Doğuda bölgesel seferberlik ilan edilerek, Kâzım Karabekir Pasa, Doğu Cephesi Komutanlığına atandı. Kâzım Karabekir Paşa, Ermenilere verdiği bir nota ile "Kıyımların durdurulmasını, han dökmeden üç sancağın (Kars Ardahan-Battım) teslim edilmesini" istedi. Buna karşılık, Ermeniler saldırıya geçerek Oltu'ya kadar ilerlediler. Rus Ordusunun Ermenistan ve Gürcistan'ı Sovyetleştirme çabaları ve üç sancağın Rusların eline geçeceğinin anlaşılması Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin gecikmeden Ermeni seferine başlamaya karar vermesine neden oldu.

Devamını Oku »