Anasayfa » Milli Mücadele Dönemi (sayfa 4)

Milli Mücadele Dönemi

Memleketin İç Durumu ve Kurulan Cemiyetler

Memleketin İç Durumu ve Kurulan Cemiyetler

Memleketin iç durumu

Mondros Ateşkes antlaşmasıdan sonra yurdun işgal edilişi ve Osmanlı hükümetinin bu durum karşısında aciz kalışı, düşmanlara fırsat vermişti.Ülkedeki ermeni ve rumaların aşırı davranışları işgal güçlerinin Mondros'un 7.maddesini açıkça ihlal etmeleri millet üzerinde büyük bir üzüntüye neden olmuştu.Ülkede güvenlik adına hiç bir şey kalmamış.halk en tabi hakkı olan yaşam hakkından dahi mahrum bırakılmıştı.

Atatürk'ün hatıralarında İstanbul'un işgalini şu şekilde belirtilir:

"İstanbul sokakları İtilâf Devletlerinin süngülü askerleriyle dolmuştu. Boğaziçi, toplarını sağa sola

Devamını Oku »

Atatürk’ün Havza Genelgesi

ATATÜRK’ÜN HAVZA GENELGESİ Mustafa Kemal Paşa, bir yandan Havza’da yoğun çalışmalar yaparken, öte yandan da Anadolu’da ulusal savaşımın ilk mitingini düzenleme hazırlıkları içine girdi. Havza Belediye Başkanı İbrahim Beyi çağırarak ona şunları söyledi: Devamını Oku »

Atatürk’ün Havza’ya Gelişi

ATATÜRK’ÜN HAVZA’YA GELİŞİ “Mustafa Kemal Paşa, Samsun’da kaldığı 6 gün içinde ileri gelen kişilerle pek çok ilişkilerde bulunmuş ve onların fikirlerini öğrenmiştir. Kendisinin Samsun’da kaldığı süre içerisindeki çalışmaları, kronolojik bir sıra içinde iki bölümde inceleyebilir; Devamını Oku »

Kurtuluş Savaşı Cepheleri

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELERİ Millî mücadelelere şahsî hırs değil, millî ideal, millî onur sebep olmuştur. (1925)                                                                                                           M. K. ATATÜRK Devamını Oku »

Ankara Antlaşması

Ankara Antlaşması

Kars Antlaşmasından hemen bir hafta sonra 20 ekim 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetiyle Fransa arasında Ankara Anlaşması imzalanmıştı. Her iki taraf hükümetlerini bu anlaşmaya sevk eden sebepler şunlardı:

Türk millî çıkarları yönünden; milli amaca uygun esaslar içinde kalmak şartıyla böyle bir anlaşmayı gerektiren en önemli husus, Kars Antlaşması ile Doğu Cephesinde sağlanan güvenliğe Güney Cephesi de katılmış olacak ve bu cephedeki kuvvetler Batı Cephesi yararına serbest kalacaktı.

Devamını Oku »

Kars Antlaşması

Kars Antlaşması

Türkiye’nin Kafkasya cumhuriyetleriyle olan sınırı, 16 mart 1921 tarihinde Sovyet Rusya ile yapılan Moskova Antlaşmasında tespit edilmişse de; Sakarya başarısından sonra bu antlaşmanın teyidi bakımından Ankara Hükümetinin teşebbüsüyle Azerbaycan,

Devamını Oku »

Sakarya Meydan Muharebesinin Askeri Sonuçları

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİNİN ASKERİ SONUÇLARI

Sakarya Meydan Muharebesi, 850 yıl evvel Alpaslan’ın kazandığı politik ve askerî sonuçları tarih önünde bir kere daha doğrulamıştı.

Yunan Ordusunun taarruz gücü tamamen kırılmış, morali sarsılmış, Megaloidea peşinde koşmanın cezasını ağır zayiatı ile ödemişti. Bu savaşlarda Yunan orduları 16.000 ölü ve 30.000 yaralı ve kayıp vermişti ki, toplamı 46.000’i buluyordu.

Türk orduları ise, 1000’i subay olmak üzere 26.000 şehit ve yaralı vermişti.

Devamını Oku »

Sakarya Meydan Muharebesinin Siyasi Sonuçları

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİNİN SİYASİ SONUÇLARI

Sakarya Meydan Muharebesi, Türkiye’ye politik alanda önemli sonuçlar kazandırmıştı. Türkiye Cumhuriyetinin, Türk bağımsızlık ve egemenliğinin temel taşı Sakarya’da atılmıştı.

23 ağustos - 13 eylül 1921 arasında devam eden bu muharebeler kaybedilseydi, Türk milletinin biricik ordusu yok edilecek,yalnız ordusunun kaybedilmesiyle kalınmayacak, Türk milletinin dünya üzerindeki politik hayatına İngiliz Başbakanının dediği gibi son verilecekti.

Nitekim, bu zaferden hemen sonra, Sovyetler 13 ekim 1921’de Kars Antlaşmasını imzalamak suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin politik varlığını tanıdı. Bugünkü doğu sınırlarımız tespit edildi.

Devamını Oku »

Ayastefanos Antlaşması

AYASTEFANOS ve BERLİN ANTLAŞMALARI

Edirne, daha Ruslar tarafından işgal edilmezken önce, Abdülhamit telâşa düşmüş ve Rus Çarına telgrafla başvurarak barış istemişti. Bu müzakereler 3 Mart 1878 tarihli Ayastafanos (Yeşilköy) antlaşması ile sona ermiştir.

Bu antlaşma ile Karadağ, Sırbistan ve Romanya’nın bağımsızlıkları onaylanıyordu. Savaş tazminatı olarak Osmanlı Devleti Ruslara 1 milyar 4 yüz milyon ruble verecekti.

Devamını Oku »

Lozan Antlaşması

 

LOZAN ANTLAŞMASI: (24 Temmuz 1923)

Mudanya Ateşkesi ile askeri bakımdan sonuçlandırılan Kurtuluş savaşımızın, siyasi alanda da kesinlik kazanması gerekiyordu. Batılı devletler, 27 Ekim 1922 günü, TBMM. Hükümetine barış konferansının 13 Kasımda İsviçre'nin Lozan kentinde toplanmasını önerdiler. İlgili devletler, barış görüşmelerine, TBMM. Hükümeti üyelerinin yanı sıra, İstanbul Hükümetinden de temsilci çağırdılar. Böylece Avrupalılar daha ilk aşamada, Türkler arasında ikilik çıkartmayı amaçlıyorlardı. Ayrıca onlar, TBMM'nin kuruluşundan beri Türk ulusunun egemenliğine kavuştuğunu, hele zaferin kazanılmasından sonra, Osmanlı Hükümetinin Türklerle hiç bir ilgisi kalmayan köhne bir yönetici kadrosu olduğunu anlamak istemiyorlardı. Öte yandan, Sadrazam Tevfîk Paşa'nın hiç çekinmeden "TBMM. Hükümeti ile Lozan'da nasıl işbirliği yapılacağım" Ankara'dan sorması, Büyük Önder'in harekete geçmesine neden oldu. Nitekim, 30 Ekim 1922 deki Meclis toplantısında Mustafa Kemal Paşa ve seksen milletvekilinin imzasını taşıyan, saltanatın kaldırılmasını içeren önerge, gündeme alındı. Karşılıklı tartışmalardan sonra 1 Kasım 1922’de Osmanlı Saltanatı kaldırıldı. Padişahlık ve Halifelik birbirinden ayrıldı. Geleceğin, kendisi için hiç iyi gözükmediğini ve Türk ulusuna hesap veremeyeceğini anlayan Vahdettin, 17 Kasım 1922 de İngilizlere sığınarak İstanbul'dan Malta'ya kaçtı.

Devamını Oku »