Anasayfa » Atatürkün Hayatı (sayfa 2)

Atatürkün Hayatı

İstiklal Marşını Tarihcesi

İSTİKLAL MARŞININ TARİHCESİ

Türk İstiklâl Savaşımızda 1921 yılı T.B.M.M hükümetinin çok çeşitli iç ve dış olaylarla meşgul olduğu bir devirde Anayasamız bu yılda yeni şekli ile kabul edilmiştir. Sevr antlaşması ile sona eren Osmanlı Devleti, hükümet olarak da kendisine sınır tanınan topraklara hâkim değildir. Maalesef bir hanedanın adı ile büyük imparatorluk kurmuş ve Türk medeniyetine katkılarda sulunmuş bu kuruluş 1920'de tarihe karışmış bulunuyordu. 1922 'ye kadar isim olarak tanınması ise sadece İtilâf Devletlerinin

Devamını Oku »

Harf Devrimi

HARF DEVRİMİ

8 Ağustos 1928 günü akşamı Atatürk (o zamanki adı ile Gazi Mustafa Kemal Paşa), Sarayburnu Parkı’nda düzenlenen aile eğlencesinde, orada bulunan bir bayanın defterinden kopardığı yaprağa bir şeyler yazdıktan sonra ayağa kalkarak:

Sevinçliyim, duygulandım, bahtiyarım!” diye söze başlamıştı. “Bu durumun bana esinlediği duyguları önünüzde ufak notlar halinde saptadım. Bunları içinizden bir yurttaşa okutacağım. Atatürk’ün çağırdığı bir yurttaş kâğıda göz gezdirirken büyük devrimci, notları onun elinden alarak şunları söylemişti:

Devamını Oku »

İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi

1923-1929 yıllarında izlenen ekonomik politikaların temel ilkeleri, Cumhuriyet’in ilanından bir süre önce, 17 Şubat - 4 Mart 1923 tarihlerinde İzmir’de toplanan Türkiye İktisat Kongresinde belirlenmiştir.Yukarıda belirtildiği gibi Mustafa Kemal Paşa, kongreyi açarken yaptığı konuşmada, bir yandan Batıya tam bağımsızlık ilkesinden ödün verilmeyeceği mesajını verirken, diğer yandan da Türkiye’nin bundan sonra izleyeceği politikaya ilişkin ipuçları veriyordu.

Devamını Oku »

Cumhuriyet’in İlk Maliye Politikası

Cumhuriyet'in İlk Maliye Politikası

1920’li yıllarda Cumhuriyetin malî politikalarında göze çarpan özellikler arasında ‘denk bütçe ve ‘düzgün ödeme ilkelerine uyulmaya çalışılmış olması, önemli yer tutmaktadır. Atatürk, 1 Mart 1922’de TBMM’yi açarken yaptığı konuşmada “Malî istiklâlin ilk şartı, bütçenin ekonomik yapıya uygun ve denk olmasıdır." diyerek,

Devamını Oku »

Aşar Vergisinin Kaldırılması

Aşar Vergisinin Kaldırılması

Cumhuriyet’in ilanını izleyen yıllarda tarım alanındaki ilk ve en köklü icraat, yarı feodal bir Ortaçağ vergisi olan aşarın kaldırılmasıdır. “Aşar” veya “öşür" Osmanlı Devletinin en önemli vergisiydi ve geleneksel olarak tarımsal ürünün % 10'una eşit miktarda alınmaktaydı. Zamanla bu oran % 12.5'e çıkmıştı; Cumhuriyet’in ilk yıllarında da bu

Devamını Oku »

Nutuk Nedir

NUTUK NEDİR ?

Nutuk, Atatürk tarafından 1927 yılında Cumhuriyet Halk Fırkasının II. Büyük Kongresinde, 15 Ekim -20 Ekim 1927 tarihleri arasında 6 gün süre ile okunmuş ve daha sonra kitap olarak yayınlanmıştır.

Tarihçiler için belgeler oldukça önemlidir. Birincin elden kaynak olan Nutuk, tarih ve tarihçiler nazarında çok değerlidir. Bir dönemi aydınlatan bu kaynak,

Devamını Oku »

Atatürkün Mirası

ATATÜRK'ÜN MİRASI

Çağdaşlarındaki ve günümüzdeki birçok liderin sayısız serveti varken ve bundan vazgeçemezlerken Atatürk, daha sağlığında servetini üç vasiyetiyle halkına bağışlamış ve hiçbir maddi miras bırakmamıştır.

Birincisi, Türkçe ve birçok yabancı dilde binlerce baskısı

Devamını Oku »

Atatürkün Soyu

ATATÜRK'ÜN SOYU

Birçok uluslararası toplantıda Makedon, Yunan, Bulgar meslektaşlarımızın “hemşehrimiz Atatürk” diye gıptayla söz ettikleri; son zamanlarda “Konyarlar’dan, Konyacık’tan, Kocacık’tan”dır diye bahsedilen, hatta bazı muhtarların, belediye başkanlarının “Makedonya’daki Kocacık’tan”, “Konya’daki, Karaman’daki falanca ilçedendir” diye incelemeler yaptırdıkları Mustafa Kemal, eski (Osmanlıca) ve yeni nüfus cüzdanlarında hep Selanik doğumlu olarak görülmektedir. Bazı sohbetlerinde ve TBMM’deki bazı konuşmalarında da aslının “Yörük, Türkmen” olduğunu ve “Konyarlı” olduğunu bizzat kendisi söylemiştir.

Eski nüfus cüzdanında 1296,

Devamını Oku »

Atatürk’ün Hayatı

 

ATATÜRK'ÜN HAYATI

ATATÜRK'ÜN KISACA HAYATI

Millî Mücadele yıllarının şanlı hâtıraları içerisinde Gazi Mustafa Kemal Paşa; 1918 Mondros mütarekesinin açtığı felâket ve yıkımı çiğneyerek Türkiyenin kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve İlk Cumhurbaşkanı yirminci asır başının uluslararası en büyük şöhreti; Türkiye Mareşali; büyük nutku ile dünya tarihi ölçüsünde hatip; dünya barışının koruyucularından asil ve soylu insan; hâtırası her Türkün kalbinde yaşayan

Devamını Oku »

Atatürk’ün Ölümü

 

Atatürk'ün Ölümü

Atatürk son zamanlarında  Hatay meselesine çok üzülüyor,Hatay'ın biran önce anavatana katılmasını istiyordu. Güney illerimize kadar gidip bir görünmeyi düşünüyordu. Oysa ki, o sıralarda kendisinde bir halsizlik, mecalsizlik başlamıştı. Hekimler, uzun bir süre dinlenmesini söylüyorlardı. Duramadı, “Yolcu yolunda gerek!” dedi. Mersin’de de askerlerini teftiş ederken saatlerce ayakta kalmıştı. Ankara’ya döndüğü zaman beti, benzi kül kesilmiş, adım atacak takati kalmamıştı. İstanbul’a götürüp Savarona’ya yatırdılar. Bu yatı çok severdi:

“Hastahane mi olacaktı bana!” diye hayıflandı.

Hekimler, başucundan ayrılmıyor, bir vatan gibi üstüne titriyorlardı ama, çaresizlik içinde ellerini, avuçlarını ovalıyorlardı. “Siroz” dedikleri amansız bir hastalıktı bu...

Ünlü bir Fransız hekimini çağırdılar. O da boynunu büktü: “Kitapta yeri yok!” dedi; “Kurtulmuş biri yok!” dedi; “Vakti, saati belli olmaz!” dedi ve döndü.

Devamını Oku »