Anasayfa » Atatürk’ün Devrimleri (sayfa 4)

Atatürk’ün Devrimleri

Harf İnkılabı

HARF İNKILABI (15 Nisan 1931- 12 Temmuz 1932)

Atatürk, "Ne Mutlu Türküm Diyene" derken her şeyden önce, Türk dili ve tarihine dayanıyordu. Türk devrimcilerinin temeli, Türk ulusallığına dayanır. Kısa sürede benliğini 

Kazanan ve yepyeni bir devlet kuran, Türk ulusuna yaptığı işin bilincini vermek gerekiyordu.

Türk ulusu, tarihin akışını, hemen her devirde etkilemişti Böyle büyük bir ulusun tarih anlayışı, Osmanlılar devrinde öldürülmüştü. Oysa Türk Ulusunun gerçek tarihini bilmesi gerekiyordu.

Devamını Oku »

Üniversite Reformu

ÜNİVERSİTE REFORMU:(31 MAYIS 1933)

1933   yılına dek İstanbul'da Darülfünun (Üniversite) adı ile bir yüksek öğretim kurumu vardı. Bu yıla kadar bu kurumu, modernleştirmek ve yenileştirmek çabaları gösterilmişse de, yetersiz kalmıştı.

Üniversiteyi, batı üniversiteleri

Devamını Oku »

Dil Devrimi

DİL DEVRİMİ:( 1 KASIM 1928)

Arap harfleri ile, Türkçenin kusursuz yazılması oldukça güçtü. Ayrıca bu yazı nedeniyle dilimize oldukça yoğun Arapça ve Farsça kelimeler girmişti. Arap harfleri, aynı zamanda Türk hançeresine hiç uymuyordu. Söylemek de zordu. Bu sakıncalar yüzünden okuma yazma geniş halk kitlelerine indirilememişti.

Türk dilini, bu korkunç çemberdenkurtarmanın zamanı çoktan gelmişti. Türk dilinin yazılması ve okunmasına en uygun harfler,

Devamını Oku »

Tevhidi Tedrisat Kanunu

TEVHİDİ TEDRİSAT (ÖĞRETİMİN BİRLEŞTİRİLMESİN 3 MART 1924)

Osmanlı İmparatorluğunda bütün öğretim kurumlan dini idi. Öğretimin temelinde din dersleri vardı. Bu dersler de Arapça ile yapılıyordu. Tek öğretim kurumu olan medreseler, zamanla bozulmuşlardı. Bu medreseler Şeriye ve Evkaf Vekâletine bağlı İdi. 19. asırdan itibaren bir takım teknik ve

Devamını Oku »

İlk Anayasanın Kabulü

İLK ANAYASANIN KABULÜ:(20 NİSAN 1924)

23 Nisan 1920 de kurulan yeni Türk Devletinin ilk anayasası 1921 yılında hazırlanmıştı. Bu anayasa, devrimler ve siyasal bakımdan gelişmiş ve güçlenmiş devlet için yetersizdi. Eski anayasanın eksik bıraktığı yerleri düzenlemek, boşlukları doldurmak zorunlu idi. Fakat öylesine boşluk ve eksik vardı ki yeni ve çağdaş bir anayasa hazırlamak gerekliydi. Bu yol seçildi.

Nitekim, yeni anayasa 20 Nisan 1924 tarihinde oluşturuldu. Yeni anayasa, genel yapısı bakımından devrimci bir nitelik taşımaktadır. Osmanlı Devleti ile bütün

Devamını Oku »

Laikliğin Kabulü

LAİKLİĞİN  KABULÜ

En genel anlamı ile laiklik, "Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır" şeklinde tanımlanır.

İlk, Orta ve Yeni Çağlarda kurulan devletlerin tümü din temeli üzerine oturtulmuştu. Kişisel egemenliği destekleyebilmek için, hükümdarların yetkililerini "Din” den de alması gerekiyordu. Ancak, böylece ulusları yönetme olanağı doğuyordu. Bu nedenle dinsel kurallar, yönetimde belli başlı ilkeleri oluşturuyorlardı.

Din ile devlet işlerinin iç içe girmesi pek çok bakımdan sakıncalıydı. Egemenlik hakkı belirli bir dine dayandırılınca, devlet işleri yalnızca o dinin esaslarına göre yürütülmek zorundaydı. Nitekim yüzyıllarca süren Orta Çağda, insanlık, uygarlık alanında hiçbir gelişme sağlayamadı. Buna bir tepki olarak doğan Rönesans ile ilk adımda düşünce özgürlüğü gerçekleşmişti. Bundan sonra Hıristiyanlık dininde reformlarla din, devlet işlerinden yavaş yavaş çekilmeye başlamıştır. Lâiklik ilkesinin devlet temeline kesinlikle girmesi 1789 Büyük Fransız Devriminden sonra gerçekleşmiştir.

Ulu Önder Atatürk,

Devamını Oku »

Halifeliğin Kaldırılması

HALİFELİĞİN KALDIRILMASI( 3 MART 1924)

1 Kasım 1922 de Saltanatın kaldırılması ve 29 Ekim 1923 de de Cumhuriyetin ilanı ile, siyasal alandaki ilk büyük devrimler gerçekleştirilmişti. Ancak, Hilâfet sorunu çözümlenmemişti.

Halifelik, İslâm dünyasında, genel tanımı ile, peygamber vekili anlamına gelir. Gerçekten Hz. Muhammed sağlığında, hem devlet, hem de din başkanı sıfatını taşımıştı. Ölümünden sonra ise onun yerine seçimle işbaşına gelenler aynı statüye sahiptiler.

Osmanlı Padişahları, devletin kuruluşundan, 1517 ye kadar yalnız devlet başkanı sıfatı ile görev yapmışlardı. Bu tarihte, Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı almasından sonra, son Abbasi Halifesi III. Mütevekkil bu sıfatını Osmanlı Padişahına devretti.

Osmanlı Hükümdarları

Devamını Oku »

Atatürk Devrimleri

{jcomments off}

ATATÜRK DEVRİMLERİ

Türk Devrimi bir diriliş, bir yenilik hareketidir. Çağdaşlaşma, modernleşme çığına yöneliktir. Toplumumuzu ulusal kültürüne, batı görüş ve düşüncesine  yönelten, köklü, sosyal ve siyasa! Değişikliktir. Bu günkü devletimizin ve toplumumuzun yapısı, Atatürk devrimlerinin bir sonucudur.

Devamını Oku »

Saltanatın Kaldırılması

Saltanatın Kaldırılması

 İtilaf Devletleri, Lozan Konferansı’na hem Ankara, hem de Babıali Hükümeti’ni bir arada davet edince, kendisini milletin tek meşru temsilcisi ilan etmiş olan TBMM’de fırtınalar kopmuştu.

Beklediği anın geldiğini düşünen Mustafa Kemal, saltanatla hilafetin ayrılmasını, saltanatın kaldırılmasını, hilafetin ise siyasal bir yetkiye sahip olmaksızın

Devamını Oku »

Atatürk İlke Ve İnkılapları Şeması

ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARI ŞEMASI

ATATÜRK İLKELERİ

TEMEL İLKELER                                             BÜTÜNLEYİCİ İLKELERİ

-Cumhuriyetçilik                                                     - Milli Bağımsızlık

-Milliyetçilik                                                            - Milli Egemenlik

-Halkçılık                                                                - Milli Birlik ve Beraberlik,Ülke Bütünlüğü

-Devletçilik                                                             - Yurtta Sulh Cihanda Sulh

-İnkılâpçılık                                                            -  Bilimcilik ve Akılcılık

-Uygarlık ve Çağdaşlaşma

-İnsan ve İnsanlık Sevgisi

                                                                                        

ATATÜRK İNKILÂPLARI

1.Siyasi Alanda                    2.Hukuk Alanında           3.Eğitim ve Kültür Alanında

-Saltanatın Kaldırılması      -Türk Medeni Kanunu     -Eğitimin birleştirilmesi

-Cumhuriyetin İlanı                ve Diğer kanunlar          -Medreselerin kaldırılması

Devamını Oku »