Anasayfa » Atatürkün Hayatı » Atatürk İdeolojisi Nedir

Atatürk İdeolojisi Nedir

ATATÜRK İDEOLOJİSİ NEDİR

Çağımızda evrensel veya bir topluma özgü birçok ideolojik düşünce insan yaşantısına yön vermektedir. Tüm ideolojilerde ortak konu ise birey ve onun gereksinmeleridir. Atatürkçülük de Türk Devletinin temelini oluşturan bir ideolojidir. Diğer bir deyişle, Atatürkçülük (Kemalizm) Türkiye Devletinin anayasal yapı temelini oluşturan düşünce ve eylem sistemidir.Bu sistemin temel esasları, tam bağımsızlık yanlısı olması, halkçı, demokratik ve

dinamik olması, pozitif ilme ve hür duyguya dayanmasıdır .

Atatürkçülüğün temel prensiplerine «Atatürk ilkeleri» adı verilmektedir. Bu ilkeler Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve Devrimcilik ilkeleridir.

Yeni bir toplumun ideolojik temelini

oluşturan bu ilkeler bütün ayrıntılarıyla önceden saptanmış bir programın ürünü olmayıp, tarihsel gidiş tarafından belirlenmiştir. Tarihsel gidişe uygun, değişen ortam ve koşullara uyan dinamik bir potansiyele sahiptir.

Dinamik bir potansiyele sahip bu ilkelerden gerçekleştirilme aşamasına aktarılmış olanlara da «Atatürk devrimleri» denilmiştir.

Aşağıda ne olduğu ve hedefi açıklanacak olan Türk devrimi, Atatürk kişiliğinde gerçekleştiği için Atatürk devrimi adıyla da anılır.

Atatürk devrimi, kısa açıklayışıyla ulusal bağımsızlık ve egemenlik uğraşısı dır. Bir diriliş ve yenilik hareketidir.

Atatürk’e göre devrim :

1. Mevcut müesseseleri zorla değiştirmek demektir.

2 . Türk milletini son asırlarda geri bırakmış müesseseleri yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medeni icaplara göre ilerlemesini temin edecek yeni müesseseleri koymuş olmaktır.

Atatürk’ün kendi tanımlaması çerçevesinde Türk devrimi, eskiyi yıkan, ileriye yönelik ve toplumsal yapı değişiklikleri ile uyumlu, dinamik bir düzen kurma çabası olarak özetlenebilir.

Atatürk 1923 te halka şu sözlerle hitap etmiştir : «Memleket behemahal asri, medeni, müteceddid olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.

Bu sözler de gösteriyor ki Atatürk devriminin hedefi çağdaş uygarlıktır. Atatürkçülüğün özü de çağdaş uygarlık düzeyine erişme hedefinde yatar.

Ulusal ve ilerici bir ideoloji olan Kemalizm’in ışığında Türk modernleşme hareketini gerçekleştirmek, Atatürk anlatımıyla çağdaş uygarlık düzeyine erişmek amacı, ulusal birliği sağlayacak ve Türkiye’nin yararına bir hedeftir.

Türk devriminin dayandığı ideolojik temelde çağdaş uygarlığın nitelikleri iki bakımdan ele alınabilir :

1.Hiç bir uygarlık, tek bir ulusun eseri değildir. Ulusal bir çabanın ürünüdür.

2 .Egemen uygarlık tektir; Batı uygarlığıdır. Batı uygarlığından üstün başka uygarlık olmadığından Batılı olmaktan başka seçenek de kalmamaktadır.

Tarihimizde Islahat adıyla anılan ve 1789 -1919 yılları arasında sürmüş olan dönemde kesin bir çağdaşlaşmaya cesaret edilmeden, kendi hayat anlayışımızla Batıyı uzlaştırma, medreseyle okulu, skolastikle pozitif ilmi, şeriatla Batı hukukunu birbirine yakınlaştırma çabaları görülür. Devrimlere zemin ve kadro hazırlaması bakımından zorunlu ve küçümsenemez olan bu dönem ergeç kesin bir sonuca varacaktı. Nitekim Mustafa Kemal, 1907 den beri edindiği izlenimlere dayanarak devrimleri birer birer gerçekleştirmiştir .

Dış sömürü ile birlikte, iç düzenin yozlaşması imparatorluğu güçsüzleştirince Batı, önce ekonomik ve siyasal etkilerle, sonra da eğitim kurumlan aracılığıyla Osmanlıyı pençesine almıştır. Bu durumda tek kurtuluş yolunun Batılılaşma olduğu fikri kuvvetlenmişti . İşte yukarıda örnekleri verilen batı öykünmeciliğinin temelinde bu neden yatmaktaydı.

Mustafa Kemal Batıyı yukarıda örneği verildiği biçimiyle aynen taklit etmenin, ulusal varlığı satılığa çıkarmak anlamına geldiğinin farkındaydı . Bu nedenle «Mustafa Kemal her türlü, salt öykünmeciliğe karşıydı. Bu nedenle, Batıdaki kurumlan Türkiye’ye aktarmak yerine Batı uygarlığının temelinde yatan ilkeleri uygulamak istiyordu. Bunlar, ulusçuluk, ulusal bir ekonomi ve yaşam görüşü olarak, bilime dayalı (pozitivist) bir yaklaşımdı» .

Atatürk’ün Batılılaşma konusunda gerçekleştirdiği eylemler ise iki yönlüdür :

1.Toplumun güç dağılımın, dinsel geleneksel nitelikten, çağdaş , demokratik niteliğe aktarmıştır.

2. Devrimlerini bölük pörçük uygulamalar biçiminde değil, tutarlı bir bütünün anlamlı parçaları olarak topluma sunmuştur.

Atatürk’ün Batılılaşma konusundaki fikir ve eylemlerini ele alırken unutulmaması gereken nokta, Türk devriminin temelini Türk ulusçuluğunun oluşturduğudur. Atatürk’ün yukarıda belirtildiği biçimde ele aldığı batılılaşma ise Türk ulusçuluğunun yanında ve birlikte ele alınan bir hedeftir.Toplum bilim, modernleşme kavramını, ileri ,geri uygarlık, gelişme, ilerleme gibi değer yargılarından sıyrılarak «kültür değişimi» kavramı içinde ele alır.Türkiye’nin Batı uygarlığını benimsemeye çalışması da bir kültür değişimi olayıdır. Fakat bu değişme Türkler tarafından bir çağdaş uygarlığa erişme veya modernleşme, daha ileri kabul edilen bir toplumsal düzen biçimine geçiş olarak anlaşılır.Atatürk’de belli bir ilim anlayışı uygarlık kavramının da temelini oluşturmuştur. Çağdaş uygarlık, ilme dayandığı için benimsenmiştir. Batı uygarlığının ilme dayanması, ilmin ise evrensel oluşu Atatürk’ün görüşüne göre Türk devrimini dar bir taklitçilikten de kurtarabilirdi. Böylelikle Atatürk devrimi, kendine özgü yeni bir kültür yaratmaya yönelmiştir. İşte bu bilim düşüncesi ile, dinsel bir dünya görüşü yerine laik bir idare ve laik bir eğitim temeli kurulmak istenmiştir.

 

Bir önceki yazımız olan Atatürk Mevlevi miydi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.