Anasayfa » Atatürk'ün hayatı » Atatürkün Kültür Ve sanat Anlayışı

Atatürkün Kültür Ve sanat Anlayışı

ATATÜRK’ÜN KÜLTÜR VE SANAT ANLAYIŞI

Türk toplumunu doğu uygarlığından uzaklaştırıp batı uygarlığına yaklaştırmak isteyen Atatürk güzel sanatların tümünden yararlanmak gerektiğin inanmıştı.

Sanat insanları duygularından yakalar çünkü Ve insanların çoğu, kafalarından çok duygulanıp yönetilir. Yeni Türkiye’yi batılı bir kalıba dökme amacı güden Atatürk, güzel sanatların

tümüne bu yüzden yakın ilgi gösterdi

Hayat, sanatın tükenmez kaynağı olduğu gibi, sanat da, hayatın can damarıdır, Atatürk bu gerçeği şu sözüyle anlatmıştır: «Sanatsız kalan bir ulusun hayat damarlarından biri kopmuş demektir.»

Aynı düşünceyi 1933 de şöyle açıklamıştır «Yüksek bir insan topluluğu olan Türk ulusunun tarihsel bir niteliği de, güzel sanatları sevmek ve onu yükselmektir. Bunun içindir ki, ulusumuzun yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını bilime bağlılığını, güzel sanatlar sevgisini ve ulusal birlik duygusunu sürekli olarak ve her türlü incelemelerle besleyerek geliştirmek ulusal ülkümüzdür.»

1 Kasım 1936 da, T.B.M.M. ni açış söylevinde yine değinir bu konuya, «Güzel sanatların her şubesi için, Kurultayın göstereceği ilgi ve emek, ulusun insanlık ve uygarlık hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok etkilidir.

Söylevlerinde yer almayıp yakınında bulunmuş olanların kulaktan naklettikleri birkaç sözü daha vardır bu konuda :

«Bir ulus sanattan ve sanatçıdan yoksunsa İtam bir hayata sahip olamaz

«Sanatçı, toplumda uzun çabalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır

Kültür ve sanat bir bütündür oysaki. Bir dalı ile ilgilenip öbür dalları ile ilgilenmemek olmaz. Klâsik batı müziğinden herhalde büyük zevk almayan Atatürk, sırf toplum kalkınması ve batılılaşma uğrunu hem müzik, hem de sanatın tümü üzerinde ısrarla durmuştur.

Kendisi bir asker olduğu halde eşsiz bir sezgi ile iktisada ve kültüre ordudan fazla önem vermiştir Atatürk.Güzel sanatlar bir bütündür. Bu gerçeği kavrayan önder, kalkınma ve batılılaşma yolunda, bir kültür politikasının gerekliliğine inanmıştır. Kültür politikası gerçekleştikçe kalkınma hızlanacaktır.

Atatürk’ün söylev ve demeçlerinde, yeni Türkiye’nin gütmesi gereken kültür politikası bütün ayrıntıları ile derli toplu açıklanmış değildir gerçi. Ama bir kültür politikasına yön çizecek öğelerin hepsi dağınık olarak vardır konuşmalarında. Yapılacak iş, bu dağınık öğeleri derleyip toparlayıp sistem haline getirmek ve o sisteme uygun bir tutum izlemektir.

 

 

Bir önceki yazımız olan Mustafa Kemal’in Veliaht Vahdettin ile Almanya’ya Gidişi başlıklı makalemizde atatürkün Almanyaya Gidişi ve atatürkün Almanyaya seyehati hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir yorum

  1. çok uzun olmuş bu olmaz

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.