Anasayfa » Atatürk'ün Devrimleri » İnkılapçılık İlkesi

İnkılapçılık İlkesi

İnkılapçılık İlkesi

 (Devrimcilik)

a) Tanımı ve Özellikleri

İnkılapçılık, inkılapları benimsemek, korumak, onları uygar ve insancıl yaşayışın gereği olarak savunmaktır.

Böylece ileriye yönelmek, yaşanan gelişmeleri izlemek ve ülkemizde de uygulanmasını zorunlu duruma getirmektir.

İnkılap hareketlerinin en yoğun olduğu dönem 1923-1934 yılları arasıdır.İnkılapçılık  ileriye, çağdaş uygarlığa yönelmektir. Durağanlığa karşıdır; aklın, bilimin ve tekniğin ışığında sürekli gelişmeyi içerir.

Sadece inkılapları savunmayı değil, inkılapları

geliştirmeyi ve çağdaş hayatın gereklerine uydurmayı

da amaçlar.

Yapılan yenilikleri korumak ve çağın gerekliliğine göre yenilerini düzenlemektir.

Atatürk’e göre inkılap: Türk milletini son yıllarda geri bırakmış olan kurumlan kaldırarak yerine milletin en son medeni gereklere göre ilerlemesini sağlayacak kurumlan kurmaktır.

Yine Atatürk, inkılapçılığın amacını şu sözlerle açıklar: “Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tama-men çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum hâline eriştirmektir. İnkılapların temel kuralı budur.”

b)İnkılapçılık İlkesinin Türk Toplumuna Sağladığı Yararlar

Türk toplumuna her yönden gelişme ve ilerleme yolunu açmıştır.

Kişisel egemenliğe son verilerek, ulus egemenliği kurulmuştur.

Türk Devleti, yeni kurumlan ile çağdaş ve dinamik bir yapıya kavuşmuştur.

Türk toplumuna millî egemenlik, özgürlük, laik düşünme, demokrasi gibi değerleri ilkesi getirmiştir. İnkılapçılık Atatürkçülüğe dinamizm kazandırır. Atatürkçülüğü durağan olmaktan kurtarır. Her çağda çağdaş kalmasını sağlar.

Bir önceki yazımız olan Laiklik İlkesi başlıklı makalemizde laiklik ve laiklik nedir hakkında bilgiler verilmektedir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.