Atatürk İlke ve İnkılapları

Doğru ve güncel bilginin adresi.

Atatürkçülük nitelikleri temelleri

ATATÜRKÇÜLÜK NİTELİKLERİ  TEMELLERİ

Atatürkçülüğün Genel Nitelikleri ve Başkalıkları :

Atatürkçülük ve Atatürkçü olmanın ne olduğunu anlamak her şeyden önce ATATÜRK ilke ve inkılaplarını bilmek gerekir. Bu ilke ve inkılapları bilmeden ve onları içtenlikle benimsemeden Atatürkçü olunamaz. ATATÜRK  ilkeleri ve inkılaplarla bunların dayandığı temeller Atatürkçülüğü oluşturur. Atatürkçü olmak bunlara bağlı olmak demektir.

Atatürkçülük dendiğinde özellikle göz önünde bulundurulması gereken hususlar şunlardır:

1.Atatürkçülük bir bütündür. İlke ve inkılapları ayrı ayn değerlendirmek olmaz. Onları bir bütünü oluşturan unsurlar olarak anlamak ve değerlendirmek gerekir. “Şu ilkeye uymayalım, bu inkılabı benimsemeyelim, ama Atatürkçü olalım” denemez. ATATÜRK ilkelerinin ve inkılaplarının

Atatürkçülükte birbirinden daha az önemli olması diye bir şey düşünülemez. Her ülkenin ve her inkılabın bütünü oluşturmada aynı düzeyde önemi ve değeri vardır. Örneğin, “Şapka giyinip Arap yazısı kullanalım; cumhuriyetçi olalım ama halkçı olmayalım; laik olalım ama devleti şeriatla yönetelim…” denemez. Okumaya devam et

Atatürk İdeolojisi Nedir

ATATÜRK İDEOLOJİSİ NEDİR

Çağımızda evrensel veya bir topluma özgü birçok ideolojik düşünce insan yaşantısına yön vermektedir. Tüm ideolojilerde ortak konu ise birey ve onun gereksinmeleridir. Atatürkçülük de Türk Devletinin temelini oluşturan bir ideolojidir. Diğer bir deyişle, Atatürkçülük (Kemalizm) Türkiye Devletinin anayasal yapı temelini oluşturan düşünce ve eylem sistemidir.Bu sistemin temel esasları, tam bağımsızlık yanlısı olması, halkçı, demokratik ve

Okumaya devam et

Atatürk İnkılapları

ATATÜRK İNKILAPLARI

Türk Bağımsızlık Mücadelesinin kazanılmasını takiben Atatürk için en önemli konu, Türk toplumunu içinde bulunduğu karanlıktan kurtarmak, ona çağdaş yaşamın yollarını göstermek idi. Onun içindir ki Büyük Adam,askeri zaferleri takiben: “Milli Mücadele’nin birinci safhası kapandı. Artık ikinci safhası başlıyor!”  demişti. Hedef çağdaşlaşmak, en kısa zamanda çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak idi. Toplumu geri bırakan zincirleri kırmak, onun ilerlemesine set çeken engelleri ortadan kaldırmak gerekiyordu. Atatürkçülüğün ilkeleri bu amaçla

Okumaya devam et

Atatürk Devrimleri

Atatürk Devrimleri

Türk Devrimi bir diriliş, bir yenilik hareketidir. Çağdaşlaşma, modernleşme çığına yöneliktir. Toplumumuzu ulusal kültürüne, batı görüş ve düşüncesine  yönelten, köklü, sosyal ve siyasal Değişikliktir. Bu günkü devletimizin ve toplumumuzun yapısı, Atatürk devrimlerinin bir sonucudur. I. Dünya Savaşından yenik çıkmamız, Osmanlı

Okumaya devam et

Atatürk İlkeleri Ve Bu İlkeler Işığında Yapılan İnkılaplar

ATATÜRK İLKELERİ VE BU İLKELER IŞIĞINDA YAPILAN İNKILAPLAR

 1-CUMHURİYETÇİLİK

ÖZELLİKLERİ

1-Egemenliğin sahibinin millet olduğu bir yönetimdir.

2-Temsili demokrasi esastır.

3-Millet yöneticilerini değiştirebilir.

4-Milletin seçtiği temsilcilerden oluşan TBMM.son söz

yetkisine sahiptir.

5-Atatürk Gençliğe Hitabede Cumhuriyeti koruma görevini Türk gençlerine vermiştir.

BÜTÜNLEYİCİ İLKELERİ

Demokrasi

Milli Egemenlik

ATATÜRK’ÜN CUMHURİYETÇİLİK İLKESİ

IŞIĞINDA YAŞANAN GELİŞMELER Okumaya devam et

Atatürk İnkılapları Kronolojinik sırası

 Atatürk İnkılapları Kronolojinik sırası

* TEŞKİLATI ESASİYE KANUNU 1921-1924

*SALTANATIN KALDIRLMASI 1 KASIM 1922

*CUMHURİYET’İN İLANI 29 EKİM 1923

*İZMİR İKTİSAT KOGRESİ 17 Şubat 1923

*HALİFELİĞİN KALDIRILMASI 3 MART 1924
*ANAYASANIN KABUL EDİLMESİ 20 NİSAN

1924 Okumaya devam et

Atatürk İlkeleri Ve Anlamlar

 ATATÜRK İLKELERİ VE ANLAMLARI 

Atatürk ilkeleri, başlangıcından itibaren Türk İnkılabının içinden doğmuş, onun uygulamalarına yön vermiş olduklarından Atatürkçülüğün ideolojisini oluşturmaktadır. Bağımsızlık, milli egemenlik, cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, inkılapçılık, barışçılık ve akılcılık Atatürkçü düşünce sisteminin temel ilkeleridir. Bu ilkeler gerek anlamları, gerekse amaçları bakımından   birbiri ile ilişkili, birbirini tamamlayan ilkelerdir. Hepsinin amacı Türk milletini en kısa zamanda çağdaş uygarlık düzeyine ılaştırmaya yönelmiştir. Bu ilkeler tümüyle akılcı ve gerçekçi bir temele oturmuşlardır; çünkü Türk milletinin hususiyetleri, onun bugünkü ve yarınki ihtiyaçları göz önüne alınarak çağdaş yaşamın gereklerine uygun olarak belirlenmişlerdir.

Cumhuriyetçilik: Cumhuriyetçilik, devlet idaresinde milli egemenliği, milli iradeyi ve

hür seçimi esas kabul eden ilkenin adıdır. Bu ilkenin yönetim biçimi ve siyasal rejim olarak ifadesi, cumhuriyettir. Okumaya devam et

Pontos Meselesi Nedir?

Pontos Meselesi Nedir?

Merkez Ordusu bölgesindeki  isyanlardan başka birde Pontos olayı vardır. 1. Dünya savaşı sırasında, dışdan yurda sokulan silahlarla ve Rum patrikhanesinin teşvik ve yardımları ile Pontos sevdasına düşen Rumlar Amerikadaki azınlık halinde bulunan Rum ve Ermeniler’in propagandaları ile Samsun – Çarşamba – Bafra – Erbaa Rum köyleri halkı silahlanarak Amasya ve Samsun – Tokat bölgesinde

Okumaya devam et

20 Ocak 1921 Tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu

20 Ocak 1921 Tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu

Kemal Paşa’nın 24 Nisan 1920’de kabul edilen anayasa niteliğindeki teklifi ile 13 Eylül11920’de TBMM’ne verilecek, 18 Eylül’de mecliste alınan ve siyasi, sosyal, askeri ve İdari yönden düzenlemeleri öngören program 20 Ocak 1921 tarihli anayasanın hazırlanmasına temel teşkil etmiştir. 20 Ocak 1921 tarihinde TBMM’de 85 sayı ile kabul edilen anayasa, 23 madde ve bir de ayrı maddeden meydana

Okumaya devam et

Selçuklular Döneminde Kadın

Selçuklular Döneminde Kadın

1071’de Anadolu’ya giren Selçuklular, Malazgirt’ten sonraki akınlarında da kadınlarını daima aktif yaşantısının içinde bulundurmuşlardır. Bu dönemde Tük kadını içine ve hareme kapanmak sözkonusu değildir. Ancak, Anadolu’daki şehirli hayatına giren Müslüman Türk kadınlarının sosyal durumları farkedilecek derecede değişmiştir.

Anadolu’ya gelen Selçuklular, İran’da siyasal bir egemenlik kurduklarından dilleri, Farisi’nin ve dinleri dolayısıyla da Arapça’nın etkisine girmiş ve anadil Türkçenin evde ve aile yaşantısındaki

Okumaya devam et

Göktürk ve Uygur Türklerinde Kadın

Göktürk ve Uygur Türklerinde Kadın

Göktürkler M.S. 252-745. yıllar içersinde yaşamışlardır. Uygur Türk imparatorluğu ise M.S. 745-840 yılları arasında Göktürklerin bir devamı olarak Türklük dünyasına egemen oldular. Bu her iki Türk devletinin ayrı ayrı yazı sitemleriyle yazılmış Türk belgeleri vardır. Bu belgelerde kadına da yer verilmiştir. Orhun Yazıtlarından öğrendiğimize göre Türk kavimlerinde Töre (Yasa) vardır ve Sosyal düzen

Okumaya devam et

Türkçülük Akımı

Türkçülük Akımı

Abdülhamid devrinde sade bir fikir hareketi olarak gelişmiştir. Osmanlıcılık veya İslamcılık gibi bir idare ve siyaset sistemi haline getirilmesi düşünülmemiştir. Bu sebeple Türkçülük hareketi bir siyasi partinin veya muayyen bir grubun malı değildir. Sayısı az olan aydınların üzerinde kafa yordukları bir problemdir. Bu aydınlar içinde, herhangi bir siyaset mesleğine girmemiş olan, münferit kişiler bulunduğu gibi, İslamcı

Okumaya devam et

İslamcılık Fikir Akımı

 İslamcılık Fikir Akımı

XIX. yüzyıl başına kadar Osmanlı toplumunda Müslüman teba ile Hristiyan teba arasında fazla problem çıkmamıştı. Bu iki ayrı inanış aynı siyasi merkeze bağlı olarak yaşantısını sürdürüyordu. Fakat yakın çağda Batılı büyük devletlerin (başta Rusya, İngiltere, Fransa gibi) Osmanlı ülkesine yaptıkları müdahalelerde “Hıristiyan halkın hakkını koruma” en büyük bahane oldu. Bilhassa Tanzimat Fermanında iki tebanın Okumaya devam et

Osmanlıcılık Nedir ?

Osmanlıcılık Nedir ?

Kuruluşundan Tanzimat devrine gelinceye kadar, Osmanlı Devleti’nde hanedana dayanan bir Osmanlılık fikrinin devam ettiği görülmektedir. Devletin adı kurucusundan alınmıştır. Fransız İnkılabından sonra milliyet fikirlerinin Osmanlı gayri Müslim reayası (halkı) arasında yayılması, gayri Müslimlerin, Müslümanlara nazaran daha müreffeh bir yaşantıya ulaşmaları, yabancı devletlerin, Osmanlı Devleti’ne karşı yaptıkları

Okumaya devam et

Dünya Savaşında Türk Cepheleri

1.Dünya Savaşında Türk Cepheleri

Kafkas Cephesi

Osmanlı Devleti için en önemli savaşlardan biri, Ruslar’a karşı Kafkas cephesinde verilecekti. Enver Paşa komutasında 150.000 kişilik bir ordu Sarıkamış kış taarruzu diye adlandırılan taarruzu başlatmış, fakat sonuç alınamamıştır. Üstelik yoksulluk, soğuk, açlık ve hastalıklardan dolayı askeri birliklerimiz 100.000 kayıp vermiştir. 1916 yılında taarruza geçen Rus askeri birlikleri, Erzurum, Muş, Bitlis, Trabzon ve

Okumaya devam et

Çanakkale Savaşının Sonuçları

Çanakkale Savaşının  Sonuçları

1.Savaş kayıpları olarak dünya tarihinde en yüksek kayıplara ulaşılan muharebelerden biridir. 254.000 Türk, 250.000 yabancı toplam 504.000 kayıpla tarihteki yerini almıştır. Bu muharebelerin olayları ve kayıpları bütün tazeliğini günümüzde bile korumaktadır. Memleketimizde bir tek yerleşim yeri yoktur ki, içinden Çanakkale şehidi olmasın, yine bir tek lise ve yüksek okul yoktur ki yine

Okumaya devam et

Sırpsındığı ve Çirmen Zaferi

Sırpsındığı ve Çirmen Zaferi

Balkan yarımadasına yayılan Türkler, Filibe’ye kadar ilerleyince Bizans İle Balkanlardaki Sırp ve Bulgarların bağlantısı kesilmişti. Murat Bey’in Anadolu’da meşgul olmasını fırsat bilen, Bulgarlar, Macarlar, Sırplar ve Eflaklılar, Papa’nın da yardım ve teşviki ile Türklere karşı bir ittifak yaptılar. Hazırlıklarını

Okumaya devam et

© 2013, www.ataturkilkeveinkilaplari.com – Bazı hakları saklıdır! İçeriklerimiz için GNU lisansı geçerlidir. Sitemizdeki konular diğer siteler tarafından kullanılmak isteniyorsa, ilgili sayfaya link verilmesi koşulu ile kullanılabilir. Sitemizde bulunan bir içeriğin telif hakkına kendinizin sahip olduğunuzu düşünüyorsanız BİZE ULAŞIN menüsünden bizimle irtibata geçerek iddia ettiğiniz içeriğin sitemizden kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Gerekli incelemelerin ardından gereği en kısa sürede yapılacaktır.